Ender Merter | Hakkında
Geçmişi yaşatan;
gençlere, yol açan

ENDER MERTER

Reklam mı..?

Yaklaşık 40 sene önce reklam, Bir mala ya da hizmete ilişkin bir mesajı sözlü ya da görüntülü olarak pazar birimlerine sunmak için yapılan eylemler zinciri diye tanımlanıyordu.

Günümüzde gelişen teknoloji, nüfus artışı; insanların istek ve arzularındaki çok çeşitlilik reklama olan ihtiyacın artmasına büyük etken olmuştur. Günden güne büyüyen sanayileşme, takipte zorlandığımız bir teknoloji ve en önemlisi her gün bir yenisi ve daha iyisi çıkan ürünler. Bu nedenle; bu karmaşa ve çeşitlilik sonucunda biz reklamcılara olan ilgi hem tüketici hem de üretici açısından değer kazanmıştır.

Aynı zamanda hala çağımızın en geçerli ve en gelişen sektörlerinden olan reklamcılık dünyada ve Türkiye’de çok ciddi bütçeler içeren bir alandır.

Hemen aklımıza şu soru geliyor; hiçbir şey üretmiyoruz ve direkt olarak satmıyoruz ama en çok parayı da biz harcıyoruz. Dışardan bilinçsizce bakıldığında anlamsız gelen bu düşünce aslında tamamen yanlış temellere dayanmaktadır. Sektörümüz için daha fazla para, zaman, ilgi harcanması gerekmektedir. Teknoloji, nüfus artışı, isteklerimizdeki çeşitlilik ve fikir edindikten sonra dünyanın bilenen en iyi reklamcılarından bazılarının değişik tarihlerde açıkladıkları reklam tanımlamalarına bir göz atalım;

"Bana göre reklamcılıkta en önemli şey, inandırıcılıktır. Hiçbir şey ürününün kendisinden daha inandırıcı değildir." Leo Burnett

"Reklamınız satmıyorsa, yaratıcı değildir." David Ogilvy

"Dikkat çekecek harika bir fikrim var: Gelin doğruyu söyleyelim." William Bill Bernbach

‘‘Herhangi bir mamule olan talep çeşitli faktörlerin etkisi altındadır. Bu faktörleri tüketicinin gelirindeki düzey ve değişiklikler, fiyatlar, bu mamullerin yerini alabilecek diğer mamullerinin varlığı ve maliyetleri, nüfus değişikliği, coğrafi şartlar, zevkler, din, adetler ve sonuçta reklamcılık.’’ Jules Backman

“Umutlarınıza inanın, korkularınıza değil." Marion Harper

Dünya genelinde her yıl reklamlar için milyonlarca dolar harcanmaktadır. Fakat yapılan reklamlar içerisinde ne yazık ki çok azı, harcanan paranın karşılığıdır. Yapılan istatistiklere göre, dünyada reklama en çok para harcanan ülke olarak bilinen Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan reklamların %75’inin sıkıcı ve uyutucu olduğu söylenmektedir.

Bu sonuç tabi ki sektörümüz açısından üzücüdür. Ne yazık ki reklamcı olarak her zaman unuttuğumuz bir gerçek var; artık tüketicinin bilinçli olduğu, reklama kanmadığı, kendi markasını kendisinin bulduğu ve en önemlisi tüketicinin reklamı bir reklamcı gibi değerlendirmeye başlaması gerçeğini göz ardı etmek. Öyleyse biz reklamcılar olarak bazı önlemler zamanıdır. Reklamları sıkıcı olmaktan kurtarabilecek hiçbir hazır çare olmamasına rağmen bu dönüşüme uygun bazı düşünceler geliştirilmelidir.

Cannes’dan “Az ve Öz” ;

Bu sene 17-24 Haziran’da 64’üncüsü düzenlenen Cannes yine sektörün buluşma noktası oldu. Doğrudan Pazarlama kategorisinde Y&R Team Red Yönetici Kreatif Direktörü Ayşe Aydın, Medya kategorisinde Mindshare Türkiye CEO’su Bülent Yar ve Promosyon & Aktivasyon kategorisinde Tribal Worldwide İstanbul Ajans Başkanı ve Kreatif Direktörü Arda Erdik, ülkemiz adına jüri üyeliğini üstlendikleri kategorilerin kısa listelerinin belirlenmesi için yoğun değerlendirmelere katıldılar. CNN Türk’te yayınlanan haberde verilen bilgiye göre Cannes Lions’ta 2002 yılından bu yana 31 Türk, jüri üyesi olarak görev almış; Avrupa ölçeğinde düzenlenen Eurobest te ise jüri üyelerindeki Türk temsili 60 kişiye ulaşacaktır.

Katılıma oranla beklentilerin aşağısında kalan Türk reklamcılığı Y&R Team Red İstanbul ve TBWA\ISTANBUL’un da Outdoor kategorisinde birer Bronz Aslan alarak yetindiler. Tebrikler bizden ...

8 Mart Kadınlar Gününde farkındalık oluşturmak için Wall Street’in simgesi haline gelmiş Charging Bull heykelinin karşısına yerleştirilen Fearless Girl heykeli tüm dünyada dikkatleri üzerine çekmişti. New York halkının etkileşime geçtiği kampanya sene boyunca farklı görüntülere yer verdi.

Endüstri çağının marka-tüketici ilişkisi, daha içten, daha samimi bir marka-insan ilişkisine dönüşüyor. Markalar için dönüşüm kaçınılmaz. Bu sene bu iyice hissedildi.

Ülke/toplum için fayda üreten markalar gündemdeydi. Unilever, P&G, Loreal gibi dev şirketler bu değişimin altını kalın çizen sunumlar yaptılar.

Sadece manevi değil markalar ticari olarak da ayakta kalabilmek için bu yöne gitmek zorundadırlar. Unilever CMO'su Keith Weed'in ilginç bir tespiti vardı: “Manevi getirinin yanında ticari anlamda da % 25 daha iyi çalışıyor.”

Uzakdoğu reklam dünyasına ağırlığını koymaya başladı. Kore ve Çin'den vakalar ve sunumlar gördük. Tencent, Alibaba, Huawei gibi global Çin markaları, genelde teknoloji odaklı sunumlar yaptılar.

2016'da Cannes'da çok fazla teknoloji konuşulmuştu. Elbette bunda sponsor markaların da etkisi vardı. Bu sene biraz daha hikayelendirme, yeni dünyada hedef kitlelere dokunabilmek gibi seanslar daha ön planda ve ana sahnelerdeydi.

Teknoloji tarafında : Geçen yıl “Sanal gerçeklik” senesiydi. Bu sene ise “Yapay zeka” senesi oldu.

Halle Berry sözlerine, “Çocuklarımın ne dediğini anlamayan dinozor bir anne olmak istemedim, bu yüzden sosyal mecraya girdim” diye başladı. “Zamanla, insanlarla doğrudan konuşmanın çok keyifli olduğunu keşfedince, bundan sonra benim adıma konuşacak insanlara ihtiyacım olmayacak diye mutlu oldum” dedi.

Kendi markanızı nasıl koruyorsunuz?

Dürüstlük çok önemli. Hatalardan korkmamak gerek. Başarının sırrı hakiki olmak. Hepimiz insanız. Zayıf görünmekten, kim olduğumu göstermekten korkmuyorum. Herkesin kendi fikrine sahip olma hakkı var. Sosyal mecra bize bir araya gelme ve fikirlerimizi paylaşma imkanı sunuyor.

Teknoloji size ne imkanlar sunuyor?

Teknoloji bize dünyayı dinleme ve sesimizi duyurma fırsatı veriyor. Biz ünlüler gücümüzü iyilik için kullanırsak fark yaratabiliriz. Sosyal mecra karşılıklı etkileşim imkanı sunuyor. Onu eğlenceli ve yaratıcı bir biçimde kullanmayı başarınca ortaya harika sonuçlar çıkıyor.

Hallewood isimli sitenizi yeniliyorsunuz, neler yapacaksınız?

Bir medya yönetimi şirketi olan BrainTrust’la birlikte çalışıyorum. Moda, güzellik, annelik, ev ve dekorasyon konularında içerik üreteceğiz. Bir yanda, özel olarak hazırlanmış içerik yaratacağız. Öte yanda, sitede hayranların konuşacağı sohbet alanları olacak. Yeni site çok “sinematik” olacak. VR (Sanal gerçeklik) kullanacağız. Kısa filmlerle benim yaşamımdan ve önemli bulduğum konular hakkında kısa filmler üreteceğiz.

Hata yapmaktan korkmayın

Dürüst olun. Dikkatli olun. Hata yapmamaya çalışmak önemli. Ancak, hatalardan da korkmayın. Cannes’ten haberleri canlı olarak sevgili Nüzhet Algüneş yazılı değerlendirmelerinde ise sevgili Fatoş Karahasan’ a bir kez daha teşekkür ederim. İyi ki varsınız. Hayatımızı değiştirmenin en önemli ve en öncelikli yolu kendi tavır ve davranışlarımıza dikkat etmekle başlar çünkü hayatımızdaki tüm başarı ve başarısızlıklar davranışlarımızın bir neticesidir.