Ender Merter | Hakkında
Geçmişi yaşatan;
gençlere, yol açan

ENDER MERTER

Savaşma Seviş...

Yoshiro Yamawaki (83): Nagasaki'ye 2.2 kilometre uzaklıktaydık. Atom bombası yerden 500 metre yüksekte patlamıştı. Ama kilometrelerce alana aşırı ısı, basınç dalgası ve radyasyon yaydı. Yani insanları 3 kez öldürdü. 2008 ve 2010'da mide kanseri ameliyatları oldu. Bombanın etkisi hala sürüyor. Hatta çocuklarımızı, torunlarımızı bile etkiledi. Yeni neslin atom bombaları dünyadan yok etmesi için dua ediyorum.

Kumiko Arakawa (92): 9 Ağustos'tu. Güneşli bir güne uyanmıştık. Evimiz atom bombasının atıldığı yere 500 metre uzaklıktaydı. Annemi, babamı, 4 kardeşimi kaybettim. Hatıralarım o kadar kötü ki anlatacak söz bulamıyorum.

2. Dünya Savaşı sırasında, Amerika ve İngiltere “Manhattan Projesi” olarak adlandırdıkları bir atom bombası projesi başlattılar. Bu projenin çıkışı, Almanya’nın atom bombası yapabileceği korkusuydu. Ancak, Almanya savaşta yenildikten sonra Japonya’nın atom bombası yapabilme ihtimali neredeyse hiç olmamasına rağmen bu araştırmalar devam etti.

Bombanın atılması ile Hiroşima ve Nagasaki anında yok oldu. Atom bombasının yarattığı muazzam şok dalgaları çok geniş bir alanda binlerce kişinin o anda ölmesine sebep oldu. Dalgaların doğrudan ulaşamadığı yerlerde ise yayılan radyasyon, sonraki günler, aylar ve yıllar boyunca bir çok kişinin çeşitli hastalıklardan ölmesine sebep oldu. Hayatta kalanlara Japonya’da “Hibakusha” dendi. Hibakusha’lar ve çocukları ülkede yıllarca insanlar tarafından dışlandı. Radyasyondan etkilenme korkusu ile hiç kimse onlara yaklaşmak istemedi. Yıllarca bu zor koşullarda yaşayan Hibakusha’lar kendi trajedilerinden yola çıkarak dünyada başka Hiroşima ve Nagasaki olmaması için büyük kampanyalar başlattı.

6 Ağustos 1945 yılında, sabah 8:15’te “Küçük Çocuk” isimli ilk nükleer bomba “ Enola Gay” isimli B-29 Superfortress’ten bırakıldı. İnsanlık tarihinde ilk defa böyle bir bomba kullanılmıştı. Aralık 1945 yılında Hiroşima’daki resmi kaynaklar ilk anda ölenlerin sayısını 140.000 olarak tahmin ettiklerini bildirdi. Bombanın etkisi ile daha binlerce insan yavaş yavaş öldü. Nükleer saldırıdan sonra Hiroşima şehri bir barış şehri olarak düzenlendi. Bombanın yıktığı alanda ayakta kalan ilk bina da Hiroşima Barış anıtı olarak seçildi.

9 Ağustos 1945 sabahı, Amerikan “Bockscar” isimli B-29 Superfortess uçağı “Şişman Adam” isimli ikinci nükleer bombası ile, ilk hedefleri olan Kokura’ya ulaştı. Ancak, şehir bir bulut kümesi ile örtülmüştü ve görüş yeterli değildi. Kötü hava koşulları ve meydana gelen diğer problemler nedeni ile uçuş ekibi, ikinci hedefleri olan Nagasaki’ye yöneldi. Burası Japonya’nin gelişmiş önemli bir endüstriyel bölgesiydi. Bombanın atılması ile hemen ölenlerin sayısının 100.000 olduğu tahmin ediliyor.

Amerika, bomba kullanımını haklı göstermek için Japonya’nın Pearl Harbor limanına yaptığı baskını ve Müttefik güçlerinin koşulsuz teslim olma isteğini geri çevirmelerini öne sürdü.

Ancak yıllar sonra yapılan açıklamalarda Amerika hükümeti, bombanın gerekli bir askeri harekat olduğunu, çünkü buna tek alternatifin istila olduğunu söyleyecekti. Japonya’nın istilası ise bir çok Amerikan askerinin hayatına mal olacağından, bombanın bırakılması daha uygun görülmüştü.

30 Ağustos zaferi...

30 Ağustos günü, ilk kez 1924'te Dumlupınar'da Çal Köyü yakınlarında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in katıldığı bir törenle Başkumandan Zaferi adıyla kutlanmıştır. Zaferi kutlamak için iki yıl beklemenin en önemli nedeni 1923 yılının yeni Türkiye açısından hem ulusal hem de uluslararası alanda yoğunluğun olmasıydı.

Çal Köyü'nde gerçekleşen ilk törende Mustafa Kemal, millî ruhun canlı tutulmasının önemini vurgulamış ve Meçhul Asker Abidesi'nin temelini eşi Latife Hanım ile birlikte atmıştır.

Başkumandan Zaferi 1926'dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır. 1 Nisan 1926’da kabul edilen Zafer Bayramı Kanunu'nda 30 Ağustos Başkumandan Muharebesi gününün Cumhuriyet ordu ve donanmasının Zafer Bayramı olduğu, her yıl dönümünde bu bayram gününün kara, deniz ve hava kuvvetleri tarafından kutlanacağı belirtilir. Aynı yıl, dönemin Savunma Bakanı Recep Peker’in yayınladığı bir genelge ile bayram törenlerinde neler yapılacağı detaylı bir şekilde belirtilmiştir. Ancak 1930’ların ortalarına kadar ilk tören gibi üst düzeyde gerçekleşen Büyük Zafer kutlaması veya anma töreni yapılmamıştır. Hava Kuvvetlerinin ülke savunmasında önemli bir yeri olması nedeniyle, Tayyare Cemiyeti de 30 Ağustos tarihini "Tayyare Bayramı" olarak adlandırmıştır.

Zafer Bayramı için özellikle 1960’lardan itibaren daha kapsamlı ve katılımlı bir şekilde kutlamalar yapılmaya başlanmıştır. 30 Ağustos, Türkiye'de askeri okulların mezuniyet törenlerini yaptıkları gün olmuştur; ayrıca tüm subay ve astsubay rütbe değişiklikleri bu tarihte geçerli olmaktadır. Zafer Bayramı uzun yıllar Genelkurmaybaşkanı'nın tebrikleri kabul ettiği bir bayram olarak kutlanmış; bu durum Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Başkomutan sıfatıyla kutlamalara ev sahipliği yaptığı 2011 yılından itibaren değişmiştir.